← Portföy & Risk

Likidite ve işlem maliyeti: küçük hissede görünmeyen risk

Bir yatırımın riski yalnız fiyatın nereye gideceğiyle ilgili değildir; istediğiniz anda, istediğiniz büyüklükte ve makul bir fiyattan çıkabilme kapasitesiyle de ilgilidir. Likidite, tam da bu kapasitenin adıdır.

PiyasaLab Editörlüğü2 dk okuma

Alış-satış farkı gizli bir maliyettir

Emir defterindeki en iyi alış ile en iyi satış arasındaki fark, pozisyona girdiğiniz anda üstlendiğiniz görünmez bir maliyettir. Yüksek hacimli bir hissede bu fark binde birkaç seviyesindeyken, düşük hacimli bir hissede yüzde birleri bulabilir. Girip çıkarken iki kez ödendiği için etkisi ikiye katlanır.

Bu maliyeti komisyonla birlikte düşünün. Komisyon oranı düşük olsa bile geniş bir alış-satış farkı, kısa vadeli işlemlerde toplam maliyetin baskın kalemi olabilir. İşlem sıklığınız arttıkça bu kalem getirinizden düzenli olarak eksilir.

Derinliği pozisyon büyüklüğünüzle ölçün

Emir defterinin ilk kademesinde görünen miktar, sizin pozisyonunuz için yeterli olmayabilir. Alacağınız veya satacağınız tutar defterdeki birkaç kademeyi birden tüketiyorsa, gerçekleşen ortalama fiyatınız gördüğünüz fiyattan belirgin biçimde uzaklaşır. Buna piyasa etkisi denir ve pozisyon büyüdükçe hızla artar.

Pratik bir ölçü, planladığınız pozisyonun günlük ortalama işlem hacmine oranıdır. Bu oran yükseldikçe hem giriş hem çıkış birden fazla güne yayılmak zorunda kalır. Acil çıkış gereken bir günde, hacmin düştüğü ve farkın açıldığı koşullarla karşılaşma ihtimalini baştan hesaba katın.

Likidite en çok ihtiyaç duyduğunuzda kaybolur

Sakin dönemlerde yeterli görünen derinlik, sert satış günlerinde incelir. Herkesin aynı yöne gitmek istediği anda alıcı tarafı boşalır; tavan ve taban kurallarının devreye girdiği durumlarda ise işlem hiç gerçekleşmeyebilir. Likidite riskinin en belirgin özelliği, tam da en çok gerektiği anda azalmasıdır.

Bu nedenle likidite değerlendirmesini uzun bir ortalamaya değil, geçmişteki stres günlerine bakarak yapın. Şirketle ilgili olumsuz bir bildirimin ardından hacim ve fiyat davranışının nasıl olduğunu incelemek, ortalama hacim rakamından daha öğreticidir.

Portföy kurallarınıza likidite şartı ekleyin

Pozisyon boyutu kuralınızı yalnız oynaklığa değil likiditeye de bağlayın. Örneğin bir pozisyonun günlük ortalama hacmin belirli bir oranını aşmaması, düşük hacimli hisselerin portföydeki toplam payına bir tavan konması gibi kurallar, kriz anında manevra alanı bırakır.

Nakit oranı bu kuralın tamamlayıcısıdır. Likit olmayan varlıkların ağırlığı arttıkça, beklenmedik nakit ihtiyacını karşılamak için elverişsiz bir anda satış yapma riski büyür. Likidite ve nakit planlamasını aynı tabloda düşünmek, ikisini ayrı ayrı optimize etmekten daha sağlamdır.

Akılda kalması gerekenler

  • Alış-satış farkını komisyonla birlikte, giriş ve çıkışta iki kez ödenen bir maliyet olarak hesaplayın.
  • Pozisyonunuzu günlük ortalama işlem hacmine oranlayarak piyasa etkisini önceden ölçün.
  • Likidite değerlendirmesini ortalama günlerle değil, geçmiş stres günleriyle yapın.
  • Pozisyon boyutu kurallarınıza oynaklığın yanına likidite ve nakit şartı da ekleyin.

Bu içerik eğitim amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir. Verileri şirketin güncel KAP bildirimleri ve resmi belgeleriyle doğrulayın.